https://fbcdn-sphotos-a-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/968870_4411211653370_983895022_n.jpg

bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma

Mükemmel bir Havas Akademisindesiniz

Fotoğrafım
Turkey
Bu blog ! Türkçeye çevrilmiş havas kitaplarına alternatif olarak açılmış havas blogudur. aslolan orjinal( ELYAZMASI ) havas kaynaklarıdır. BU SAYFA KAHİNLİK/MÜNECCİMLİK/ FALCILIK/MEDYUMLUK SAYFASI DEĞİLDİR.Yayınlarımızı değerlendirirken lütfen dikkate alınız.UYARI:Havas şartlarına riayet edilmediği sürece hiçbir okuma,yazma ve uygulamadan sonuç alınamaz..AYHAN

23 Şubat 2012 Perşembe

UNUTKANLIĞIN TEDAVİSİ İÇİN

Unutkanligi unutmak icin 

اَللَّهُمَّ ارْزُقْنَا حِفْظَ الْمُرْسَلِينَ وَاِلْهَامَ اْلاَنْبِيَاءِ وَفَهْمَ اْلاَوْلِيَاءِ بِكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَبِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ 

" Allahümmerzukna hıfzal-mürseliyn . Ve ilhamel-enbiyaa-i ve fehmel evliyaaa-i bi keramike ya ekramel ekramiyn ve bi rahmetike ya erhamer-rahimiyn . " 

Manası: Ey Allahım ! Bizi Rasullerin hafızası, enbiyanın ilhamı, evliyanın anlayışı ile rızıklandır.
Ey Keremlilerin en Keremlisi
Ve Ey Merhametlilerin en Merhametlisi olan Allahım !

Bu duayı 40 gün sabah namazından önce, evvelinde 7 Fatiha okuyarak 70 defa okuyan kimsenin unutkanlık hastalığı gider ve hafızası kuvvetli olur.

Ebul-Faruk Süleyman Hilmi Tunahan hz.leri : "Bir insan gece kalksa, seher vaktinde 40 gün boyunca, 70 defa bu duayı okusa , unutmak nedir inkar eder" buyurmuşlardır.
Hasan ARIKAN


• Korkulu yerden emniyetle geçmek için

( وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْدِيهِمْ سَدّاً وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدّاً ) okunur.

AHBAB HOCA EFENDİNİN DEFTERİNDEN NOTLAR

mahkemede beraat etmek için

Mahkemeden berâet etmek için ( وَللهُ غَالِبٌ عَلَى اَمْرِهِ ) 1461 defa ve her yüzüncüde ( وَللهِ غَالِبٌ عَلَى اَمْرِهِ ) kasem yapılarak okunur

AHBAB HOCA EFENDİNİN DEFTERİNDEN NOTLAR

Müşkil vaziyette kalındığında o işin hal ve âsân olması için

Müşkil vaziyette kalındığında o işin hal ve âsân olması için boy abdesti ile 1001 Salat-ı Münciye ve günde 500 Kelime-i Tevhid getiren kula, Mevlâ avuç açtırmaz müşkilini âsân eder.


  • AHBAB HOCA EFENDİNİN DEFTERİNDEN NOTLAR


Nefes darlığına (يَا شَكُورْ ) ismi şerifi zağferan veya siyah mürekkeple bir kâseye 41 defa yazılır, su ile yıkanır ve 7 gün içilirse şifa olur.

AHBAB HOCA EFENDİNİN DEFTERİNDEN NOTLAR

İNSAN


Tasavvufun hedefi insan olunca, tasavvufun insana nasıl baktığını bilmek lazımdır:
İnsanın iki cephesi vardır. 
1- Maddî vücut , 2- mânevî vücut
Maddi vücut herkes tarafından bilinen ve görülen vücuttur. mânevî vücut ise gözle görülmez.
Kur'anı kerimde ve hadîs-i şeriflerde isimleri geçen, Kalb, Ruh, Akıl, Nefs gibi unsurlar hep mânevî vücudun azalarıdır. Bu unsurlar hayvanlarda yoktur.
İnsanın maddî vücûdunun yaşaması için yemeye, içmeye, teneffüs etmeye ihtiyacı olduğu gibi, mânevî vücudun da gıdaya ihtiyacı vardır.
Mânevî vücûdun gıdası ise nurdur. Nur Allâhü Teâlâ Hazretlerinden gelir. Mürşid-i kâmil denilen büyük velîlerin mânevî kalbi vasıtasıyla dağıtılır. mânevî vücut ancak, bu nûru aldığı takdirde sıhhatli yaşayabilir. Nûru alamayan mânevî vücut önce hastalanır, sonra da ölür. Bu, mânevî ölümdür. Bu durumdaki bir insan, yaşayan ölü gibidir. "Onların Kalbleri vardır ; anlamaz, gözleri vardır görmez, kulakları vardır, işitmez. Dikkat edin onlar hayvanlar gibidir; belki de dalâlet hususunda ondan daha aşağıdadır." ayeti kerimesi bu kimseleri tarif eder. (A'raf - 7/179)
Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerîmin; 191 yerinde "mânevî kalb"den, 49 yerinde "nur"dan , 59 yerinde " akıl"dan, 9 yerinde de "ruh"tan bahsediyor. Tasavvuf işte bu; kalb, ruh, akıl ve nefs gibi mânevî unsurlarla alâkalanır.
Tasavvufun hedefi, insanın mânevî vücudunu, mânevî ölüm ve mânevî hastalıklardan korumak, dünya ve ahırette insanı mânen, huzurlu ve sıhhatli yaşatmaktır.
Tasavvuf ilmine göre İnsanın mânevî vücudunda iki zıt varlık vardır. Bunlardan biri Ruh, diğeri de Nefstir. (Cenâb-ı Hak Kur'an-ı Keriminde her ikisinden de bahsetmektedir.) Bu iki zıt varlık insanın vücuduna hakim olmak için mücadele ederler. Vücut ülkesinde her ikisi de sultan olup idareyi ele almak isterler. İnsanın vücudu, bu iki varlığın savaş ve mücadele alanıdır.
Nefsin gıdası günahlar, yardımcısı da Şeytandır. İnsanın içinden gelen her türlü kötü düşünce, fiil ve ahlaksızlığın sebebi nefstir.
"Nefs (insana) mübalağa ile kötülüğü emreder." (Yusuf Suresi a.52)
"İnsanın en büyük düşmanı iki kaşının arasındaki nefsidir" (Hadis-i Şerif)
"Nefs kötülüklerin deposudur" (Mektubat-ı İ.Rabbani )
İşte din ve tasavvuf, insanın içindeki bu habis ve kötü varlığın terbiyesi ve temizlenmesi ile alakalanır. Başta peygamberler, sonra da peygamberlerin hakîki vârisi olan âlimler ve evliyâullah = Mürşid-i kâmiller (aleyhimüsselam) hep insandaki bu kötü varlığın temizlenmesi, nefsin mağlub olup ruhun galib gelmesi için çalışırlar.


"Ayasofya'da ihtiyar bir sakallı vardı.Bu zat aynı zaman'da Hızır a.s'in dostu idi.bir gün o ihtiyara dedimki
"Nasıl, Hızır a.s insanların bu gidişatına ne diyor?"...o ihtiyar'da sormuş.Hızır a.s'da
"insanların isyanından çok ağır yorgunluk hissediyoruz"... Diye cevap vermiş"

Ebu-l Faruk Süleyman Hilmi Tunahan Silistrevi (k.s.) hazretleri

"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.



Bâyezîd-i Bestâmî (k.s.) Hazretleri, kabristanda çok dolaşırdı. Bir gece yine kabristanda gezerken, gece bekçisi elindeki sopayla ona vurdu. Bâyezîd-i Bestâmî (k.s.) Hazretleri, 
—"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm." dedi. Bekçi birkaç kere daha vu¬runca sopa kırıldı. Bâyezîd hazretleri eve dö¬nünce talebe¬lerine sopanın fiyatını sordu. O kadar parayı bir keseye koyarak, bir mikdar da tatlı ile berâber, o bekçiye gönderdi. Bir de mektup yazdı. Mektup şöyle idi:
—"Muhterem Bekçi efendi, belki beni hırsız sanarak dövdün. Kabahat bendedir. Gece kabristanda gezmeseydim, dövmezdin. Sopanızın kırılmasına da sebeb ol¬dum. Gönderdiğim parayla kendine bir sopa al! Sopanın kırılma üzüntüsünün kalbinden gitmesi için de, yolladığım tatlıyı ye! Allahü Teâlânın selâmı üzerine olsun."
Bekçi mektubu okuyunca, gelip özür dileyerek tövbe etti. Onunla birlikte birkaç bekçi daha hak yola girdi.

Yasin-i Şerif okurken Mübinlere gelindiğinde…

Yasin-i Şerif okurken Mübinlere gelindiğinde…



Yasin-i Şerif okurken Mübinlere gelindiğinde…
Silsiletü’l-Müceddidîn kaddesallâhü esrârahüm ecmaîn hazerâtının 33’üncü ve sonuncu halkasını teşkil eden Ebu-l Faruk Süleyman Hilmi Tunahan Silistrevi (k.s.) hazretlerinden:
Yasin-i Şerif okurken Mübinlere gelindiğinde ( 7 adet Mübin vardir) Mübinlerde bu duayı okumayı tavsiye etmişlerdir.
Okunduğu takdirde kişinin dertlerden, gamlardan , kederden ku...rtulmasına vesile olur.
Sübhanel-müneffisi an külli medyünin
Sübhanel-müferrici an külli mahzunin
Sübhane men ceale Haza-inehü beynel-kafi vennuni
Sübhane men iza erade şey-en en yegule lehü kün fe yeküün
Allahümme ya müferric ferric anna hemmena ve ğammena feracan acilen birahmetike yaa erhamer-rahimiin
Ve Sallallahü alee seyyidinaa Muhammedin ve Alihi ve sahbihi ecma-in
Amiin
Manası:
Bütün borçlulara nefes aldıran, borcundan kurtaran Allahı tesbih ederim
Bütün mahzunlere ( üzüntülülere ) feraha kavuşturan Allahımızı tesbih ederim
Bütün hazinelerini Kaf ile Nun arasına ( yani KÜN , ol) emrinin arasında kılan Rabbimi tesbih ederim.
Bir şeyi dilediğinde “ol” emriyle olduran rabbimi tesbih ederim.
Ey ferahlandırıcı , kurtarıcı rabbim
Ey bütün merhametlilerin en merhametlisi olan rabbim
Bizleri acil bir kurtarma ,ferahlama ile gam, keder, tasa dertlerimizden kurtar
Salat Efendimiz olan Muhammed Mustafa s.a.v. e, onun aline, ashabina , cemisi üzerine olsun
Amin
Süleyman Hilmi Tunahan (k.s)