23 Temmuz 2012 Pazartesi

BEYNİN GİZLİ GÜÇLERİ


http://www.justvisualizeit.net/images/subconscious_mind_control.jpg
BEYNİN GİZLİ GÜÇLERİ / AMARGİ HİLLİER
GİRİŞ / Zihin Gücü Nedir?
Ne düşünüyorsanız, zihniniz o olur. Güç dayanıklılığın bir formudur. Bu kitaptan sonra düşünme yetiniz güçlenmiş olacaktır. Düşünme yetinizi güçlendirmeniz demek temel bir beceriyi başarıyla tamamlamış olmanız demektir; yani bilinçli olmayı. Gerçek benliğinizin, gerçek durumunuzun ve gerçek yaşamınızın tamamen bilincinde olmalısınız.
Etrafınızda zannettiğinizden çok daha fazla şey vardır ve bunun hep farkında olmanız iyi olur. Örnek: Televizyon seyredebilirsiniz ama televizyon anteninizden gelen frekans dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörden gelen müziği duyabilirsiniz ama ses titreşimlerini gözlerinizle göremezsiniz. Fiziksel gözlerinizle bu gibi şeyleri göremezsiniz ama bir parçanız bu görünmez şeylerin bilincindedir. “Bir yanınız bu gibi şeylerin farkındadır” derken göremediğiniz şeylerin var olduğuna inanmak realitenizde vardır. Realiteniz bir şeyin detaylarını kurcalamadan da inanabilir ya da anlayabilir, o şeyleri göremeseniz bile onların var olmaya devam ettiklerini bilirsiniz. Bu gibi görünmeyen şeylerin işleyişini anlayamasanız da size garip bir kavram gibi gelmez. İnanç sisteminizde bunu kabul etmek vardır ve bu içinde yaşadığınız gerçekliğin bir parçası haline gelir. Bir kere realiteniz oldu mu,  genellikle üzerinde bilinçli olarak düşünmezsiniz. Peki, neden birçok insan zihninizin görünmeyen titreşim ve frekansları yaydığını kabul etmekte zorlanır? Elektrik kaynaklarından tüm görünmez elektrik frekanslarına inanıyoruz da neden görünmez insan “sesinin” içimizden geçeceğini anlamakta zorlanıyoruz ya da bunu gözden kaçırıyoruz? Zihninizin etrafınızdaki dünya’yı ve olayları etkileyebilecek yeteneğe sahip olduğu bilgisi halen birçok insana garip görünüyor. Ama gariptir ki cep telefonlarının frekans yayıp çevreyi etkileyeceğine inanırlar.
Bu bilgiler görünmez şeyleri kendi gözünüzle nasıl görebileceğinizi öğretmeyecek. Ama görünmez dünya’yı nasıl ele geçireceğinizi ve nasıl kendi komutanıza alacağınızı gösterecektir. Bunu yapmaya başladığınızda yeni farkındalığınız realiteniz ve genel deneyiminiz olacaktır. Artık “beyninizden gelen frekansların başkalarının beynine ulaştığı” düşüncesi size hiçte uzak gelmeyecek.
TEORİ
BİRİNCİ BÖLÜM / DÜŞÜNCELERİNİZ GÜÇTÜR
Zihin, dünyamızı şekillendiren milyonlarca düşünce ve fikri yaratır, anlar. Bu nedenle zihin, gücün bir formudur. Düşünce gücünüzü geliştirmek tek temel beceriye bağlıdır; BİLİNÇLİ OLMAK. Bu bölüm boyunca, konsantrasyon ve imgeleme güçlerinizi geliştireceksiniz. Bu beceriler zihin gücü kontrolünün temelidir.
Yaşamınızdaki olaylar ve etrafınızdaki deneyimler yaşamınıza sokmayı seçtiğiniz şeylerin sonucudur. Çoğu insan buna inanmak istemiyor çünkü bu, başlarına gelen olumsuz şeyi kendilerinin istemesi anlamına geliyor. Birçok insanın “istediğinizi alırsınız” düşüncesini kabullenmemelerinin sebebi vardır: farkında olmadan hayatlarındaki olayların düşüncelerden kaynaklandığını keşfetmek çok zordur. Örnek: Buzdolabında olmayan 1 elmayı düşünmeyi seçip sonra kalkıp buzdolabına baktığınızda bir elma elde edemezsiniz. Yine de kesinlikle zihniniz istediğiniz şeyi size getirecektir. Ama bunu daha çok olaylar ve çevrenizdeki enerjiler vasıtasıyla yapacaktır. Bir arkadaşınızın elinde bir elma ile çıkıp gelebilir. Ya da bir arkadaşınıza ziyarete gittiğinizde fazladan bir elmalarının olduğunu görebilirsiniz. Hedefleriniz  GERÇEKLEŞECEKTİR. Ama neyi istediğinizi bilmeli ve sabırlı olmalısınız. Dilemek, ummak, arzu etmek ve zihninizin amaçlarını gerçekleştirmesi arasında bir fark vardır: Zihniniz korkunç derecede itaatkardır. Ondan ne isterseniz yerine getirecektir doğru bir şekilde istediğiniz takdirde tabii…!
Zihninizin yüksek boyut seviyelerinde daha etkili olmasının sebebi beyin dalgalarınızın ya da düşünce dalgalarınızın o seviyeyle çok daha eşit ya da uyumlu boyutta olmasındandır. Düşünceler ve yüksek boyutlar el ele giderler. Bu düşünce çok önemli ve bilinmelidir. Etrafınızdaki dünyada uygulanabilir teknikler bulabilirsiniz ama daha yüksek boyutları ya da farkındalığın daha yüksek seviyelerini içeren tekniklerin 3ncü boyut tekniklerinden daha hızlı ve daha güçlü etkisi vardır.
Hayatınızı ve yaşamınızdaki olayları lehinize çevirmek için düşüncelerinizi kullanmanın anahtarlarından biri İÇE BAKIŞINIZI KULLANARAK İÇİNİZDE ARAMAKTIR. Bu imgeleme kavramına girer. Hedefinizin gerçekten olduğunu zihninizde canlandırdığınızda bilinçaltınızı ya da farkında olmayan zihninizi kandırarak etkilemiş olursunuz.  Zihninizin gözü kalıp tahtasına benzer. Her şey orada başlar. Zihninizin gözüyle görmeye devam edin. Aklınızda bir imge tutmak istek ve arzularınızı gerçekleştirmek için gerekli bir adımdır.
Etrafınızdaki her şey önce birinin düşüncesinde başlamıştır. Bir eve bakın, tüm gerçekçiliği ile önünüzde ona dokunabilir koklayabilir hatta ön kapının tadına bile bakabilirsiniz. Evi 3 boyutlu gerçek fiziksel bir nesne olarak algılarsınız. Orada gerçekleşmiştir. O evin yapıldığı anın en başına giderseniz, neticede evin var oluşunun birinin düşüncesine dayandığını görürsünüz. BUNU KAVRAMANIZ ÇOK ÖNEMLİ. Mutlaka birileri evin planının nasıl olması gerektiğini önce zihninde tasarlamıştır. Düşünceler kağıda dökülerek 3 boyutlu dünyanın temel taşları gerçekleştirilmiştir. Bundan sonraki aşama üretim ve inşaat aşamasıdır. Her aşama birinin düşüncesiyle oluşur. Etrafınızdaki her şey böyle oluşmuştur. Sadece hayatınızda yarattığınız şeylere bakın. Düşüncenin somutlaşmasının mistik bir kavram olduğunu düşünüyorsanız o zaman dünya tümüyle mistik bir yerdir. Evren her şeyi kopyalar, detaylandırır, üretir ve sonuç olarak hayaliniz gerçekleşir.
İnsanda telepatik yeteneklerin ortaya çıktığı 3 mod vardır: Bir tanesine İçgüdüsel telepati denir. Birinin eterik bedeninin çarpışması sonucunda ortaya ortaya çıkan telepati türüdür. Telepatik “mesaj” bu eterik özle taşınır ve kişiye en iyi şekilde bedenin güneş sinir ağı (solar pleksus) alanından ulaşır. Bu nokta, bir başka görünmez bedene giden doğrudan bir bağlantıdır. Genelde astral beden olarak adlandırılır. Tanımı ise duygusal ya da hisseden bedendir. Prana, yaşam gücü veren ve her yerde olan enerjidir. Bir çok ismi vardır: Orgone enerjisi, Ki, Yaşam Gücü, Light Spiral ve daha bir sürü.
Dalağınız güneş sinir ağı merkezinin yakınındadır. Prana normalde buraya girer ve buradan yayılır. Sonrasında kişinin bilincine ulaşmaktadır. Telepatik düşünceler diyafram vasıtasıyla ortaya konulur. Günümüzde bu büyük ölçüde yok olmuştur.
Telepatinin bir sonraki modu zihinsel telepatidir. Zihinsel telepati genellikle boğaz bölgesinden ve biraz kalpten, çok az da polar pleksustan doğar. Zihinsel güç  çalışmalarında daha yetenekli hale geldiğinizde doğrudan kişiyi boğazdan vuracaktır. Teknikleri kullanırken düşüncelerin nereden vuracağını bilmek pek işe yaramasa da bu küçük bilgiyi kullanmak isterseniz harika olur. Ama yine de çok gerekli değildir çünkü otomatikman gerçekleşir. Zihin gücü tekniklerinin nasıl işlediğini anladığınızda kendinize daha çok güvenecek, realiteniz artacak en önemlisi bir temel oluşturacak ve böylelikle bu kitabı aşabilme ihtimaliniz artacak.
Çok ileri seviyeye ulaştığınızda telepatik modunuz sezgisel telepatiye dönüşecektir. Bu da alıcı olmanız ve daha yüksektekilerle ve daha yüksek amaçlar için iletişim kurabileceğiniz anlamına gelir. Bu tür zihin işlevi kaşlarınızın arasından fiziksel olmayan iletişimleri alıp boğaz bölgenizden geri vermenize neden olur.
Telepatik yeteneklerinizi engellemenin en güçlü iki yolu aşırı derecede başarılı olma isteği ve başarısızlık korkusudur. İleri derecede zihin gücünüzü kullanırken UMURUMDA DEĞİL tavrını takınmalı ve saplantılı olmamalısınız. Kendinizden % 100 emin ve güvenli tavrınızla teknikleri uygulayın ve sonra dikkatinizi başka bir şeye çevirin. BIRAKIN UÇUP GİTSİN çünkü tekniklerinizin ve becerilerinizin DAİMA işe yaradığını bilirsiniz ve er ya da geç istediğinizi elde edersiniz. Bilgiye sahipseniz başarılı OLACAKSINIZ.
SAKLI FREKANSLAR
Etrafınızda fark ettiğinizden çok daha fazlasının olduğunu anlamanız önemlidir.
Örnek: Televizyonun önüne geçtiğinizde anteninize gelen radyo dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörlerden gelen müzik sesini duyabilir ama ses titreşimlerini göremezsiniz. Ama bilinciniz bu gibi şeylerin farkındadır. Bu etrafınızı saran görünmez  dünya zihin gücü tekniklerini çalışırken sizin gerçekliğiniz olacaktır. Disiplinle, kullanılmayan güçlerin üzerinde egemenlik kurabilir ve sonuçlarına odaklanabilirsiniz.
Bu kitabın amacı tek kelime söylemeden ya da tek bir harekette bulunmadan başkalarını nasıl etkileyebileceğinizi keşfetmenizi sağlamaktır. Başkalarıyla telepati kurarak iletişim kurma gücüne her zaman sahip olduğunuzu bilin.  Unutulmamalıdır ki tüm bunlar ÇALIŞMANIZA bağlıdır.
Bir süre, zihinsel ayartma tekniklerini keşfediyor olacaksınız. Başkalarının kendi düşünceleriymiş gibi size çekilmelerini sağlayacak güçlü düşünceleri onların zihnine nasıl sokacağınızı öğreneceksiniz. Etkili mi?…Güçlü mü? Kesinlikle. Elinizde güçlü bir silah var, güçlerinizi bilgece kullanın.
HER YANIMIZI ÇEVRELEYEN ENERJİ
Yaşam enerjisi düşüncelerimizle şekillenir ve gerçekliğimizi bununla şekillendirir. Yaşamınızdaki olaylar kendi seçimlerinizin sonucudur. Düşüncelerinizle yaşamınızı bilinçli bir şekilde öğrendiğinizde, bunun nasıl olduğunu göreceksiniz. Garajınıza kırmızı bir ferrari’nin park edildiğini hayal edip dışarı bakarsanız arabayı göremezsiniz. Zihniniz daima size istediğiniz şeyi verecektir ama olaylar ve etrafınızdaki gizli enerjiler vasıtasıyla. Hedefleniz gerçekleşir ama sabırlı ve neyi istediğinizi bilmek zorundasınız. Enerji bir sonuç için şekillendirilir. Düşüncelerimizle realiteler yaratırız çünkü düşüncelerimiz saklı enerjiler arasında dolaşır ve düşünceler somut formlara dönüşür. Olumlu düşünme olumlu enerjileri ve çoğu zaman olumlu sonuçları kontrol altına alır. Bu, enerjinin en kolay kullanımıdır. Ama çaba gerektirir, olumlu düşünme gerçek psişik ya da zihinsel kontrol kadar etkili ve yoğun değildir. Dayanılmaz güce sahip olan için saklı enerji dalgalarının kontrolünü ele almanın üstün bir tekniği vardır.
İMGELEME
Düşüncelerinizin yaşamınızı ve çevrenizi ustalıkla idare etmesi için iç görünüzü kullanarak bunun içinizde olduğunu görmelisiniz. Bu kavrama imgelem denir. Ve zihin gücünüzü geliştirme çalışmanızın temelidir. Zihin gözüyle görmeyi öğrenmek zorundasınız. Daha ileride ne imgelerseniz onu hissedebilmeli, dokunabilmeli ve koklayabilmelisiniz. Zihninizde bir hedefinizin gerçekten oluyormuş gibi gördüğünüzde, etkili bir şekilde zihninizi kandırırsınız. Zihin gözünüz zincirleme etki oluşturur. her şeyin başladığı nokta burasıdır. İmgelemeniz işi başlatır ve sonra zihninizin bir parçası olayları etkiler.

20 Temmuz 2012 Cuma

HOŞGELDİN ŞEHR-Ü RAMAZAN

İslâm âlemini tatlı bir sevinç ve heyecana boğan, 11 ayın sultanı mübarek ramazan-ı şerif ayına erişmiş bulunuyoruz. Böyle müstesna bereket, rahmet ve mağfiret mevsimini idrak etmeyi nasip eden yüce rabbimize nâ-mütenâhî şükürler olsun. Bu vesileyle bütün okuyucularımın Ramazan aylarını tebrik ediyorum.
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden âzat olarak tarif edilen bu kutlu ayda; cennet kapıları ardına kadar açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. Dolayısıyla bu durum şuurlu Müslümanlar için her zaman ele geçmez bir fırsattır. Eğer müminler bu ayda elde edebilecekleri imkanları ve füyûzatın bolluğunu tam olarak anlamış olsalar senenin bütün günlerinin ramazan olmasını temenni ederler.
Nitekim Hz.Peygamberimiz: (s.a.v.) "Recep Allah'ın ayı, Şâban benim ayım, Ramazan ise ümmetimin ayıdır." Buyururken bu gerçeği beyan etmiş, ramazan ayında yapılan bütün ibadetlerin diğer aylara nazaran çok daha makbul ve kat kat sevap olduğunu bildirmiştir.
Ramazan ayının fazileti ve İslam âleminde büyük bir heyecan ve hareketlilik meydana getirmesi; İslam'ın beş temel esasından birisi olan oruç'un bu ayda tutulması yanında, aynı zamanda Kur'an-ı Kerimin nazil olduğu ay olmasındandır.
Bu yüzdendir ki, hatimler, mukabeleler, teravihler ve irşat faaliyetleri bu ayda yoğunlaşır. Camiler, mescitler ve diğer sohbet yerleri dolup taşar. En önemlisi de cömertlik duyguları coşan Müslümanlar zengin iftar sofraları düzenleyerek, eş dost ve arkadaşlarıyla birlikte, fakir kardeşlerine de ikramda bulunurlar.
Güzel sesli, düzgün kıratlı imamlarımızın vakarlı olarak aşırı acele etmeden, usulünce kıldırdıkları kalabalık teravih namazları ise, Ramazan ayına has ayrı bir zenginlik ve heyecan unsurudur.
Oruç tutan müminlerin sahur vaktinde geceleyin kalkıp, bereketli sahur yemekleri de ayrı bir lezzet ve güzellik vesilesidir. Yani sırf Allah rızası için oruca niyet ederek ve kulluk vazifesinin idraki içinde sahur, iftar, teravih, mukabele, vaaz ve Kur'an hatimleri çok harikul-âde bir büyük İslam kültürüdür.                                                                          

18 Temmuz 2012 Çarşamba

UZAYA AÇILAN GİZLİ KAPILAR BULUNDU

Bilim adamlarının yeni keşfi, uzayda yolculuk çağını başlatabilir. Gizli kapılarda Dünya'dan Güneş'e kesintisiz yol var.
Iowa Üniversitesi araştırmacısı Jack Scudder, 'dünyanın manyetik alanında her gün yüzlerce kez açılıp kapanan gizli kapılar' buldu.
DÜNYA'DAN GÜNEŞ'E KESİNTİSİZ YOL
Scudder, bu kapıların zaman zaman uzun süre açık kalabildiğini ve 'gezegenimizden 93 milyon mil uzaklıktaki güneşin atmosferine kesintisiz bir yol oluşturduğunu' söylüyor.
X-noktası veya difüzyon alanı olarak adlandırılan kapılar, gök cisimlerinin manyetik etkisi ile oluşuyor. Kapıların 'görünmez, kararsız ve yakalanması zor' olduğu, herhangi bir uyarı vermeden açılıp kapandığı belirtiliyor. Kapılar açıldığında faal parçacıkları, yüksek bir hızda dünyanın atmosferinden güneşin atmosferine aktarabiliyor. Bu ise jeomanyetik fırtınalara yol açıyor.
Kapıları bulmanın şu anki tek yolu; Scudder tarafından keşfedilmiş bulunuyor. Scudder, NASA'nın Themis uzay aracı ve ESA'nın Cluster uydularından sağladığı bilgiyi kullanarak NASA'nın Polar uzay aracından gelen veriler arasında kritik ipuçları bulmuş.
2014'TE KAPILARI ALGILAYACAK ARAÇ, UZAYA GÖNDERİLECEK
Scudder, uygun donanıma sahip bir uzay aracının bu ölçümleri yapabileceğini ve kapıları algılayabileceğini söylüyor. NASA, Magnetospheric Multiscale adındaki görevi kapsamında böyle bir uzay aracını hazırlıyor ve onu 2014'de uzaya gönderecek. (Son Haberler)
KUR'AN OKUYANLAR İSE 1400 YILDIR BİLİYORDU:
(Hicr Suresi, 10-15)
‘’Çevir de gözünü semaya bak, bir çatlak, kusur görecek misin?” (Mülk-3)
‘’Ve (o gün) gök açılmış da, kapı kapı olmuştur!’’ (Nebe Suresi,19)
Evet, bu ayetler, Kur’an’ın Allah kelamı olduğunun ve asla bir insan sözü olamayacağının delillerindendir.
Zira çok yeni astronomik ve bilimsel çalışmalar ile ancak ortaya çıkan bir gerçek, bundan 1400 sene önce astronomi ve teknolojinin olmadığı bir zamanda yaşamış, okuma yazma dahi bilmeyen bir insanın
keşfi asla olamaz. O halde Kur’an, Allah’ın kelamıdır.

17 Temmuz 2012 Salı

BULUTLAR NE KADAR AĞIR ?

Acaba bulutların ağırlığı konusunda herhangi bir bilgiye sahip misiniz?
Belki de çoğumuz onları pamuk gibi çok hafif zannediyoruz.
Hâlbuki son yıllarda yapılan araştırmalar neticesinde bulutların ağırlığı konusunda çok şaşırtıcı rakamlar elde edilmiştir.
Örneğin, kümülonimbüs türü fırtına bulutunda, 300.000 ton ağırlığa ulaşan miktarda su toplanmaktadır.
Evet, Gökyüzünde 300.000 tonluk bir kütlenin direksiz düşürülmeden durdurulması gerçektende akılları hayrete düşüren bir durumdur.
Belki de ilk defa işittiğiniz bu bilginin bundan 1400 sene önce Kur’an’ da nasıl haber verildiğini dinleyelim
“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız.”
(Araf Suresi: 57)
“O, size şimşeği korku ve umut olarak gösteren, (yağmur yüklü) ağırlaşmış bulutları (inşa edip) ortaya çıkarandır.”
(Rad Suresi: 12)
Elbette Kur’an’ın indirildiği dönemde insanların bulutların ağırlıkları ile ilgili bu bilgiye sahip olmaları mümkün değildir.
Kur’an ayetlerinde dikkat çekilen ve yakın geçmişte keşfedilen bu bilgi, Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğunun delillerinden biridir.

15 Temmuz 2012 Pazar

ALKOLDEN SOĞUTMAK İÇİN

Gece Gündüz içki içen bir kimseyi içkiden vazgecirmek için 
gömleğine veyahut herhangi bir elbisesine 1001 ihlasi şerif,, 313 ayetel kürs-i,, 1001 kerede salati münciyye  okunup o kişiye giydirilirse Allah'ın izni ile içkiden tiksinmeye baslar.Bir daha ağzına içki almaz.
1001 ihlas suresi
313 ayetel kürsi
1001 salati münciye okunacak